1/4

 

 

 

Yaz biter. Toprak uykuya düşer. Dinlenmeli!.. Yenilenmeli deniz de olsa ağaç da… Öyle çok değil ama. Birkaç ay sonra yine, yeniden uyanır dünya buralarda. Ufaktan yeşerir çimenler; papatyalar, gelincikler… Ağaçlar desen, uyurken bile yeşil… Begonviller de açınca ruhumuzu denize vermenin vaktidir artık.

“İnsandan kaçmak kolay, kendimden kaçabilseydim…” diyor şair. Kaçmaların ve kendini bulmaların coğrafyasıdır biraz da buralar. Günlük tasaların ve büyük şehirlerin kaosundan kurtulmanın içimize kodlanmış adresidir “Ege’de küçük komşu iki balıkçı kasaba: Selimiye ve Orhaniye. Bu adreste şimdi çok özel bir köşe var: Luna Begonvil… Çam ağaçlarının denize indiği, ayaklarınızda çakıltaşları ve denizi, başınızda mitoloji kokan meltemi ve Ege güneşiyle Marmaris’in en güzel koylarından birine kurulan Luna Begonvil… Selimiye ve Orhaniye’de iki restoranı bulunan Luna Begonvil muhtaşem bir tatil için Butik Otel Manzara ve butik Otel Taş evleriyle Ege’ye has dingin bir misafirperverlikle hizmet veriyor.

Bırakın kendinizi Ege’nin rüya gibi sularına… Afrodit’in yıkandığı masmavi serin sularda bedeniniz yenilenirken ruhunuz da arınsın. Bırakın dünya sizsiz dönsün, biten sadece gün olsun. Günün geceye devrildiği saatlerde Luna Begonvil’de ayışığının ve begonvillerin şarkısına kulak verin…

İki gün varki ha var ha yok
Geçmiş gün bir gelecek gün iki…

Unutulmaz anlarınız için Luna Begonvil !..