Gün boyu yorulduk gezmekten. Ayaklarımıza karasular indi. Şimdi dinlenme zamanı. Çünkü yarın yine yoracak bizi bu muhteşem deniz ve doğa. Öyleyse geleneksel taş ev konseptinde düzenlenmiş…
Eşsiz hatıralar yaratmak ve onları bir ömür boyu saklamak istiyormusunuz? Öyleyse Selimiye Lunabegonvil Butik Otel Manzara’ya… Kanatlarını açmıs gökyüzünde süzülen bir kuş nasıl görüyorsa altındaki doğayı işte sizde öyle bakacaksınız havuzun başında Selimiye koyuna…
Acıkmışız iyice… Şimdi denizin tatlı tatlı esen hafif rüzgarına bırakıp kendimizi bir ziyafet çekmek lazım. Balık mı yesek acaba… Yanında ne içmeli… Ayaküstü karar vermeyin… Buyrun misafirimiz olun…
Bugün canım uzaklara gitmek istemiyor. Sabah kahvaltımı doğayla kucaklayan bungalovumda yapmak istiyorum. Kahvemi denize bakarak içmeliyim. Kapımı açıp on adım atınca önümde bahçe bar duruyor. Acaba bardamı yoksa hemen önümdeki…
Kalbim Losta’ da kaldı…
Biraz Ege, biraz Akdeniz kokan, geleneksel köy yaşamının doğallığındaki dokusuyla berrak denizi, zeytini, narı, badem ağaçlarıyla bezeli kıyılarıyla ve yoldan geçenlerin aklını çelen melisa kokulu havasıyla ruhunuzu dinlendireceğiniz mavi bir cennet…
